SPORTS & YAŞAM DERGİSİ

Sporda dünya çapında başarı elde etmek için düzenli çalışmalıyız

Sporda dünya çapında başarı elde etmek için düzenli çalışmalıyız

 

Bilkent Holding’e bağlı olarak ülkemizde spor yapma bilincini geliştirmek için kolları sıvayan Sports International, bir yanda spor yapmayı öğrenen bir ülke hayali hedefinde ilerlerken, diğer yanda üniversite de gençlerin burslu okumaları için çalışıyor. Ülkemizin kaynaklarını tedavi, ilaç veya hastane masrafları yerine koruyucu bir sağlık hizmeti olarak, spora ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Sports International CEO’su Orhan Koral, Türkiye’nin bu alanda giderek geliştiğine dikkat çekti.

 

Bir olimpiyat sürecini daha geride bıraktık. Sizce bir başarı yakaladık mı?

 

Olimpiyatlar bize çok şey kazandırdı. Atletizmde hem altın hem gümüş madalya olağanüstü bir sonuçtur. Bütün dünya, Türkler’in çalıştığında neler yapabildiğini gördüler. Bu bize katkı sağlayacaktır. Geçmişte de başarılarımız var ama hiç altın ve gümüş madalyayı aynı yarışmada kazanmamıştık. Biraz da insanlara sporu sevdirmek gerekiyor. Bu tarz organizasyonların da bunu sağladığını düşünüyorum.

 

Hükümet de bunu istiyor mu?

 

Kesinlikle istiyor. Her başarının sonrasında Devlet büyüklerinin sporcuları tebrik etmesi de bunun bir göstergesidir. Yerel yönetimler de çok önemli şeyler yapıyor. Yerel yönetimlerde geçmişte olmayan koşu parkurları, basit de olsa insanların spor yapabileceği alanlar yapılması insanları biraz teşvik etti. Sonuçta profesyonel aletler değil ama insanlara sporu sevdirme açısından katkıları olduğunu düşünüyorum. En azından bir başlangıç olabilir. Sporu sevmeden yapmak mümkün değil. Ben bir yandan da sporun sağlık yönünden çok katkısı olduğunu düşünüyorum. Hükümet de obezite ile savaş ilan etti. Aslında spor koruyucu sağlık hizmeti olarak değerlendirilmeli diye düşünüyorum. Tedavi, ilaç ve hastane masrafları yerine koruyucu sağlık hizmeti olarak sporun teşvik edilmesi gerekiyor.

 

Bu destek nasıl verilebilir?

 

Türkiye’de kimse parasal destek beklememeli, herkes kendi işini yapmalı. Bu konuda yatırım teşvikleri olabilir. Maddi yardım yerine vergisel avantajlar sağlanabilir. KDV düşürülüp sağlık sektöründeki gibi %8 seviyesine çekilebilir.

 

Okullarda da çok fazla spora yer verilmediğini biliyoruz.

 

Bu çok doğru bir tespittir. Eğitimci değilim ama bir eğitim gördüm. İlkokuldan üniversite sonuna kadar değişik spor derslerimiz oldu ama bunlar doğru bir spor eğitimi değildi. Haftada 2 saat eğitim çok yetersiz.

 

Amaçlara baktığınızda sağlıklı birey yetiştirme düşüncesi vardır ama bunun için yeterince çabalamıyorlar.

 

Dünya çapında başarı elde edebilmek için sporun çocukluk yaşlarından ileriki yaşlara kadar düzenli yapılması gerekiyor. Örneğin teniste bizim Bilkentteki tesisimizde  19 tane tenis sahasımız var.Burada çocuklar performans tenisi dediğimiz tenis eğitimi alıyorlar. Her gün 16.00’dan 20.00’a kadar eğitim alıyorlar. Lise 2. sınıfa kadar Türkiye’deki turnuvalara katılıp başarı elde edebiliyorlar. Ama sonra üniversite sınavı kaygısı başladığında bu çocukları kaybediyoruz. Maalesef Türkiye’de tenisçi yetişmiyor. İspanya’da bunun ayrı okulları var. Temel dersleri gördükten sonra okulda tenis eğitimi de görüyor. Bu başka spor dalları için de geçerlidir. Ülkemizde meslek liseleri var ama sporla ilgili olarak lise seviyesinde okul yok.

 

Bu noktada siz yatırımcıların da önemli katkıları bulunuyor.

 

Bizim amacımız spor yapan bir nesil oluşmasını sağlamak. Geçmişte bu tür kulüplerde birilerini üye yapalım gerisi önemli değil mantığı varken biz özellikle bu konu ile ilgili bir program hazırladık. Üyelerin haftada en az iki kere gelmelerini istiyoruz çünkü sağlıklı yaşam için en az haftada iki gün spor yapmak gerekiyor. Haftada iki kere gelerek spor yapan üyelerimiz  iki-üç ay düzenli olarak devam ederse spor yapmak artık bir tutku haline geliyor.

 

Bir değerlendirme yaparsak dünyaya göre Türkiye ne durumda?

 

Teknolojik olarak çok iyi durumdayız. Çünkü Türkiye’de hala spor salonuna üye olmayı bir statü olarak kabul ediyoruz ve en son teknolojiler salonda olsun istiyoruz. Şimdi bütün aletler televizyonlu çünkü üyeler spor yaparken televizyon izlemek istiyorlar. Ama Amerika’da televizyon isteyen çok az. Biz mümkün olduğunca teknolojiyi yakından takip edip öncü olmaya çalışıyoruz. Spor konusunda lider olmaya çalışıyoruz. Arkadaşlarımızı yurtdışındaki eğitimlere gönderiyoruz ki dünyadaki trendleri görebilelim ve Türkiye’ye getirebilelim. Sports International’ın Ankara’daki tesisi Türkiye’nin ilk spor tesisi ve biz bu konuda öncülüğümüzü devam ettirmek istiyoruz. Şu anda Türkiye’deki tüm spor tesislerinde bizimle çalışmış birileri bulunuyor. Bu alanda okul görevini görüyoruz. Her yeni açılan tesis de bizi mutlu ediyor çünkü Türkiye’de spor yapan insan sayısını arttırıyorlar. 1940’larda Amerikan filmlerini izlediğinizde insanların parklarda koştuğunu görürsünüz. Biz onlardan uzun yıllar sonra o hale geldik. 50 yıl geriden geliyoruz ama spor imkânları olarak Amerika’daki bütün tesislerle aynı durumdayız. Hatta hijyen konusunda biz onlardan çok daha iyiyiz.

 

Spor salonlarına üye sayısı açısından bir değerlendirme yapmak gerekirse Amerika’da spor salonuna üye insan sayısı 50 milyon, İngiltere’de 7 milyon 400 bin kişi, İspanya’da 7 milyon 980 bin kişidir. Türkiye’de ise 420 bin kişi. Türkiye’de katılım oranı %0,58. 291 milyon Euro bizim yıllık sektör ciromuz var. Amerika’nın ise 17 milyar Euro, İngiltere’de 4,189 milyar Euro, İspanya’da 3,8 milyar Euro.

 

Yabancı yatırımcıların sektöre ilgisi nasıl?

 

Yeni giren yatırımcılar İstanbul’da var. Gelişmiş ülkelerde  insanlar spor yapma alışkanlığı kazanmış üye olmak için salon aramaktaykenTürkiye’de beklentiler çok daha fazla, hem spor alışkanlığı kazandırmanız, hem de spor yapmayı sevdirmeniz lazım. Bunu yapamadıkları için problem yaşıyorlar.

 

Anadolu’daki faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

 

Sports International’ın, İstanbul’da dört,Ankara, İzmir ve Mersin’de birer tane olmak üzere toplam yedi tesisi var. Bununla birlikte Türkiye’nin diğer illerinde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Agresif bir büyüme hedefimiz yok. Emin adımlarla büyüyeceğiz.  Zarar etmek gibi bir lüksümüz yok. Çünkü aynı zamanda para kazanarak öğrencilerin eğitimine katkıda bulunuyoruz. Bir öğrenciyi eksik okutmak gibi bir lüksümüz olamaz.

 

Büyüme hedefleri çerçevesinde neler yapacaksınız?

 

Türkiye’de ilk defa Sinpaş ile birlikte Bosphorus sitelerinde sadece site sakinlerine hizmet eden spor salonu işletiyoruz. Bu konudaki salon sayısını arttıracağız. Çok sayıda konut projesi yapılıyor, hepsinde spor salonu var ama çoğu atıl durumda bulunuyor. Amacımız atıl olmayan  canlı ve daha çok insanımıza spor alışkanlığı kazandırabileceğimiz yeni tesisler oluşturabilmek.